Giyim tarihi, çoğu zaman sürekli değişen bir yüzey gibi anlatılır. Etek boyları uzar ya da kısalır, omuzlar genişler ya da daralır, renkler koyulaşır ya da açılır. Fakat bu değişimin altında, şaşırtıcı bir süreklilik vardır.
İpek, yalnızca bir kumaş demek haksızlık olur; o, insanlığın uzun hafızasında “özen” kelimesine en yakın maddelerden biridir. Onu diğer liflerden ayıran şey, parıltısı ya da fiyatı değil; temas ettiği yerde bıraktığı hissin inceliğidir.
Şıklık, çoğu zaman yanlış yerde aranır. Daha çok detayda, daha görünür parçalarda, daha yüksek sesli tercihlerde.